Kanser raslantısal mı çevresel mi?

Kanser raslantısal mı çevresel mi?

Mayıs 2, 2018 0 Yazar: SoranWeb

Kanser raslantısal mı çevresel mi ? Bilim çevrelerinde uzun zamandır bu tartışma dönüyor…

Bilim insanları kanser tanımı için hücredeki düzenin raydan çıkmasıdır diyor ve değişim olarak tanımlıyor. İşin ilginç yanı bilim dünyasında merak uyandıran tarafı bu değişim her organda aynı sıklıkta gerçekleşmiyor. Örneğin istatistiklere göre bir insanın hayatı boyunca tiroit kanserine yakalanma olasılığı  yüzde birdir. Aynı istatislikler diyor ki gırtlak kıkırdağı kanserinde ise bu oran yüzde 0,0007 civarındadır.

Bunun sebebi ne olabilir, Kanser raslantısal mı çevresel mi?









Bilim dünyasının bildiği gibi sigara ve alkol, tümörlerin oluşumunu tetikliyor ama aynı şey yüksek enerjili ışın veya bazı virüs enfeksiyonları için de geçerli. Bu yüzden kanser türlerini karşılaştırmak için her şeyden önce zararlı çevre faktörlerine bakmak da gerekiyor.

Biyoistatistikçi Christian Tomasetti ve onkolog Bert Vogelstein, şimdiye dek pek üzerinde durulmayan bir ilişkiye dikkat çekti: Kalın bağırsakta, ince bağırsağa kıyasla 24 misli tümör oluşuyor. Bazen hızlı bazen de daha yavaş olarak her dokuyu yenileyen kök hücrelerinde aramak gerekiyordu.

Science dergisindeki araştırma yazısında, kalınbağırsakta çok daha fazla hücre bölünmesi meydana geldiğinden ve bölünmelerde DNA kopyasında hatalar oluşabileceğinden daha fazla tümör oluşmakta, deniyor. Christian Tomasetti ve Bert Vogelstein, bu ilişkiyi meme kanseri ve prostat dahil, 31 kanser türünde inceledi.  Sonuçlar hayli ilginç çıktı. Sonuçlara göre dokudaki bölünme oranı ne kadar yüksek ise, kanser riski de o denli yüksek.

Sayılara itiraz geldi

Sayılara bazı bilim insanları itiraz etti.  Amerikalı bilim insanları, incelenen tüm kanser türlerinin yüzde 65’inin hücre bölünmesiyle açıklanabileceğini hesaplamışlardı. Bu sonuçlara göre çevre kanser oluşumunda en büyük rol çevrenindi.




Yine Science dergisinde yayımlanan “Kötü şans hipotezi” (Bad luck hypothesis) büyük eleştiriler almıştı.

Stony Brook Üniversitesi’nde Yusuf Hannun ve ekibi şimdi Nature dergisinde yeni bir araştırmanın oldukça ilginç sonuçlarını sundu. Araştırmacılar Tomasetti ve Vogelstein’ın verilerini yeni bir istatistiksel yöntem kullanarak incelediler ve ortaya bambaşka bir sonuç çıktı. Bu araştırma sonuçlarına göre kanserin oluşum nedeni yüzde 10-30 arası iç faktörlere (yani hücre bölünmesinin raydan çıkması) geriye kalan kanserler ise zararlı çevre faktörlerine bağlı olduğuydu.

Neden farklı sonuçlar çıkıyor?

Verilerin aynı olmasına ragmen araştırmanın farklı sonuç vermesinin nedeni , iki ekibin “iç” ve “dış” için farklı görüşlere sahip olmaları gösteriliyor. Tomasetti ve Vogelstein için kök hücrelerin bölünmesi sırasında meydana gelen her hata bir iç süreç. Oysa kök hücreler de dış etkenlere tepki verir. Mesela UV ışını bir kök hücrede mutasyona neden olduğu zaman bunun sorumlusu çevredir, hücre bölünmesi değildir diyor Hannun. Fakat araştırmacı bununla birlikte iç ve dış arasındaki sınırın her zaman net olmadığını da sözlerine ekliyor.




Tomasetti ve Vogelstein ise kendi sonuçlarını savunmaya devam ediyor. Hücre bölünmesinin sayısı kanser riskinin büyük bir kısmını açıklayabilir diyen araştırmacılar, Hannun’un mutlak ve göreceli kanser riskini birbirine karıştırdığını iddia ediyor.

Bunun anlamı şu: Her ne kadar kanser türleri birbirleriyle karşılaştırılabilse de, “x türü bir kanserin şu kadar yüzdesinin iç faktörlerle açıklanabilmesi” mümkün değil.

İki araştırma ekibi de bir konuda oldukça hem fikir. Araştırma sonucu ne olursa olsun kanser kader değil.






Bakalım yeni araştırmalar kanser raslantısal mı çevresel mi sorusuna cevap bulacak mı?